Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

HOŞ GELDİNİZ

Kasım 2007 tarihli yazilar Kasım 2007 tarihli diger ogeler resimler , videolar

SOSYAL BİLGİLER BÖLÜMÜ

Osmanlı Ordusu

 

Çırak Esnaf Esnaf Çırağı Usta Küçük Rütbeli Yeniçeri Subayı Kalyoncu Yelkenli Gemi Efradından Tulumbacı' Yeniçeri Ocağında Etfaiye Eri 
KalpaklıŞubara Neferi Nizamı Cedid Neferi Şubara Neferi III. Selim  Kurduğu Yeni Ordu Erlerinden
Kumbaracılar Tımarlı Ulufeli Tımarlı Subayı 
Kulluk Neferi Karakol Bekleyen Yeniçeri Keçeli Yeniçeri Neferi Odabaşı Yeniçeri Kışlası Amiri Kulluk Bayrakdarı Karakol Amiri
Salma Neferleri  Padişahın Ziyaretlerinde Maiyet Efradından Nöbetçi Kale Muhafızı Haseki Ağa  Yeniçeri Ocağında İtibarlı bir Sınıftan Kimse
Yol Haseki Saray muhafız subayı Çuhadar Padişahın giyeceklerini muhafaza edip taşıyan  Bölükağası  Yeniçeri bölük kumandanı


Osmanlı ordu teşkilatı, Anadolu Selçukluları, İlhanlılar ve Memlüklüler devletlerinin askeri teşkilat yapılarından belirli ölçülerde yararlanılarak kurulmuştur.

Osmanlı İmparatorluğu Ordusu'nun Başkomutanlık görevini Hakanlar yapmışlardır.

Yaya ve atlılardan oluşturulan kısma "yaya”, süvarileri ise "müsellem” şeklinde adlandırılmıştı. Kapıkulu Ocakları'nın kuruluşuna kadar savaşlarda fiili olarak hizmet gördüler.

Osmanlı Devletinin temeli atılırken süvari olan beylik kuvvetlerinin yerine vezir Alâaddin Paşa ile Kadı Cendereli Kara Halil'in tavsiyeleriyle Türk gençlerinden oluşan ayrı ayrı biner kişilik yaya ve müsellem isimleriyle muvazzaf iki sınıf piyade ve süvari kuvveti kuruldu.

Osmanlı ordusunda; alemkılıç, ok, sapan, bozdoğan, topuz da denilen gürz, kamçı, döğen, balta, meç, şimşir, gaddara, yatağan, hançer, kama, mızrak, cirit, kantariye, kastaniçe, süngü, zıpkın, tırpan, çatal, halbart, mancınık, müteharrik kule, şayka, zarbazen, miyane zarbazen, şahî zarbazen, şakloz, drankı, bedoluşka, marten, ejderhan, kolonborna, miyane, balyemez adlarındaki toplar şişhaneli karabina, çakmaklı, fitilli çeşitleriyle tüfek, tabanca, zırh, karakal, miğfer, dizçek, kolçak, kalkan da düşman silâhından muhafaza için kullanılırdı.

Yükselme Döneminde Osmanlı Ordusu (1452-1579)

Osmanlı Devleti’nin beylik-devlet siyasetinden imparatorluk siyasetine geçişi imparatorluk içinde bağımsız güç bırakmak istemeyen, merkezi otoriteyi devşirme-kapıkulu-yeniçeri-enderun sistemiyle sağlamlaştırmak isteyen II. Mehmet ile başlamıştır.

II. Mehmet Yeniçeri ocağına büyük önem vermiş Çandarlı ailesinden sonra vezir-i azamlığa devşirme-kapıkulu kökenliler getirilmeye başlanmış ve yeniçeri-devşirme aristokrasisi Cem ve II. Beyazıt arasında çıkan taht kavgasında belirleyici rol oynayarak tımarlı sipahi-Türk aristokrasisine karşı üstünlük sağlamışlardır.

Duraklama Döneminde Osmanlı Ordusu (1566-1699)

Kanunî Sultan Süleyman'ın ölümü ile, devletin henüz karalarda üstünlüğü, iç denizlerde hakimiyeti ve sosyal düzeni devam etmekte idi.

Duraklama Döneminde artık ihtiyaç kalmayan yaya ve müsellemler ve voynuklar gibi bazı eski askeri birlikler kaldırılmıştır. Kapıkullarının sayısı 1610'larda 40.000'e çıkmış, tımarlı sipahi sayısı 20.000'e düşmüştür. Sonuç olarak, tımar sisteminin bozulmasının en olumsuz tarafı, devletin iktisadi yapısına yansımasıdır.

Gerileme döneminde Osmanlı Ordusu (1699-1792)

Gerileme döneminde, Avrupa örnek alınmaya çalışılmış, teknik ve ekonomik alanlarda yapılanmaya gidilirken Donanmanın yenilenmesi gibi askeri birtakım yenileşme çabalarına gidilmiştir.

Çöküş Döneminde Osmanlı Ordusu (1792-1918)

  • III. Murat döneminden itibaren kapıkulu ocaklarına kanunlara aykırı asker alınarak sayılarının artırılması
  • Yeniçerilerin geçim sıkıntısını ileri sürerek askerlik dışında işlerle uğraşmaları
  • İltizam sisteminin yaygınlaşması üzerine tımar sisteminin önemini kaybetmesi ve eyaletlerde asker yetiştirilmemesi
  • Denizcilikle ilgisi olmayan kişilerin donanmanın başına getirilmesi
  • Avrupa’da meydana gelen harp teknolojisindeki gelişmelerin takip edilmemesi

gibi etkenler Osmanlı askeri sisteminin bozulmasına neden olmuştur.

Askeri Ödenekler

Osmanlı Ordusu kuruluş tarihi olan 1363 yılından yeniçerilerin kaldırıldığı 1826 yılına kadar geçen yaklaşık beş yüzyıl içinde genel kuvveti haliyle birçok değişikliğe uğrar.

Kanuni devrinde devletin yalnız topraklı süvarisi için yaptığı masrafların bugünkü değeri 600 milyon frank'ı geçmektedir ki bu da zamanın Fransa Hükümetinin tüm kara ordusu için harcamasına eşit bir tutardır.

Askeri Tayınlar

Askeri tayın ekmek, et, bulgur ve sade yağdan ibaret olup, cuma geceleri için de pirinç verilirdi.

Osmanlı Ordusu'nda eğitim

Mühendishane-i Bahr-i Hümayun, tersane ve donanmanın geliştirilmesi ve de tersane halkının eğitilmesi amacıyla kurulan denizcilik okulu.


Aşiret Mektebi, Sultan İkinci Abdülhamid Han tarafından, 21 Eylül 1892 tarihinde Aşiretlerin yoğun ve hakim olduğu bölgeleri muhafaza etmek için, bunların reislerinin ve ağalarının çocuklarını, Osmanlı kültürüyle yetiştirerek devlete ve saltanata bağlamak amacıyla açılan okul.Aşiret çocukları subay olarak da yetiştirilmiştir.


Askeri Teşkilat

Yaya ve müsellemlerin temelini attığı ordu teşkilatı zamanla kuvvet ve sınıflara ayrılmıştır. Osmanlı ordusu başlıca 4 ana kuvvetten oluşmaktadır. Bunlar; Kapıkulu Ocağı, Eyalet askerleri, Akıncılar ve Donanmadır.

Kapıkulu Ocağı

Kapıkulu Piyadeleri ve süvarilerinden oluşmuştur.

Kapıkulu Piyadeleri; Acemi Ocağı, Yeniçeri Ocağı, Cebeci Ocağı, Topçu Ocağı, Top Arabacılar Ocağı, Humbaracı Ocağı, Lağımcılar, Sakalar,

Kapıkulu Süvarileri: Silahtar, Sipahi, Sağ Ulufeciler, Sol Ulufeciler, Sağ Gureba bölüğü, Sol Gureba bölüklerinden oluşmakta idi.

Eyalet Askerleri

Eyalet askerleri; Yerli Kulu; Azab, Sekban , Tüfenkçi, İcareli, Lağımcılardan, Serhat Kulu: Deliler (Deli), Gönüllüler, Beslilerden, Topraklı Süvari ve Tımarlı Sipahilerden oluşmakta idi.

Akıncılar

Müslüman Türklerden meydana getirilen hafif süvari kuvvetlerine verilen bu isim, 500 sene sonra Avrupa'da "komando" olarak ortaya çıkacaktır. Akıncılardan bin kişinin komutanına binbaşı, yüz askerin komutanına yüzbaşı ve on neferinkine de onbaşı denilirdi. Bunların hepsinin üstünde de akıncı beyi denilen akıncı kumandanı vardı buna Akınal ve akıncı sancak beyi de denilirdi. Ayrıca akıncılar, savaşlarda keşif amaçlı en önden de giderdi ve Osmanlı Devleti tarihinde önemli bir yere sahiptirler..

Modern Osmanlı Askeri Birimleri

Donanma-yı Hümayun

Osmanlı Deniz Kuvvetleri

Osmanlı Devleti'nin denizcilikle ilgilenmeye başlaması İzmit ve Gemlik taraflarının, daha sonra da Karesi ilinin alınması ile başlamaktadır. Karesi Beyliği gemilerinden faydalanılarak, Rumeli'ye geçen Osmanlı, 1390 yılında Gelibolu'da önemli bir tersane yapmıştır.

Saruhanoğulları, Aydınoğulları ve Menteşeoğulları beylikleri gibi denizde kıyısı olan beylikler, Osmanlı Devleti'nin idaresine girince, onların tersanelerinden de istifade edilmişti.

Osmanlı Ordusu'nda kullanılan silahlar

Ordu ateşli, ateşsiz ve koruyucu sınıf silah ve teçhizatlar kullanmştır.


Mehteran Takımı

Osmanli Askeri Bandosu

 

 ANAOLU AJANSI

Anadolu Ajansı’nın tarihi, Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihi ile adeta özdeştir. Öyle ki, Türkiye Büyük Millet Meclisi açılmadan 17 gün önce 6 Nisan 1920’de kurulan Anadolu Ajansı, devleti kuran bu kurumun çıkardığı ilk yasaları duyurdu; Milli Mücadelenin ve Kurtuluş Savaşı’nın her aşamasına, Cumhuriyet devrimlerine tanıklık etti. ...

Anadolu Ajansı’nın tarihi, Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihi ile adeta özdeştir. Öyle ki, Türkiye Büyük Millet Meclisi açılmadan 17 gün önce 6 Nisan 1920’de kurulan Anadolu Ajansı, devleti kuran bu kurumun çıkardığı ilk yasaları duyurdu; Milli Mücadelenin ve Kurtuluş Savaşı’nın her aşamasına, Cumhuriyet devrimlerine tanıklık etti.
Anadolu Ajansı, Atatürk adı ile de adeta özdeştir. Anadolu Ajansı muhabirleri, kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün her çalışmasında yanında oldular; yurt gezilerini izlediler, halka seslenişini, gösterdiği hedefleri, en iyi biçimde duyurdular; haberleriyle Atatürk’ün gerçekleştirdiği devrimlerinin kök salması için, çaba gösterdiler. AA muhabirlerinin yazdıkları haberler, Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti konularında hazırlanan kronolojilerde yer aldı; Atatürk’ün söylev ve demeçleri ile ilgili eserlerde, Atatürk’ün yurt gezilerini anlatan kitaplarda, tarih ve anı kitaplarında Anadolu Ajansının haberlerinden sıkça yararlanıldı. AA muhabirleri, Atatürk’ün, Türkiye Cumhuriyeti ve halkı için gerçekleştirdiği her güzel şeyde yaşadığı sevince, mutluluğuna tanıklık ettiler; hastalığında, O’nun sağlığına ilişkin haberleri duyururken hüzünlendiler. Atatürk’ün ölümünde ise vatandaşlara da dağıtılan ve onların gözyaşları içinde okudukları hükümetin “Resmi Tebliğ”inin yer aldığı bülteni yazmanın acısını içlerinde hissettiler.
Anadolu Ajansı’nın tarihi, Türk Basın Tarihi, Türk Edebiyatı Tarihi için de önem taşımaktadır. Türk basınının gelişmesine öncülük eden Yunus Nadi Abalıoğlu, Ruşen Eşref Ünaydın, Falih Rıfkı Atay gibi kalemler, Halide Edip Adıvar, Yakup Kadri Karaosmanoğlu gibi Türk Edebiyatının önemli yazarları ve araştırmacıları ve daha niceleri, Anadolu Ajansının kuruluşundan itibaren kurumda görev aldılar, onun gelişmesi için uğraş verdiler.
Anadolu Ajansı, Türk dış politikasının, Türkiye’nin sosyal, ekonomik ve günlük yaşamının da tanığıdır. O yüzden AA’nın haberleri ve fotoğrafları, bütün araştırmacılar için birinci elden kaynak niteliğini taşımaktadır.

AA’DAN ÖNCE
Anadolu Ajansı, Milli Mücadelenin başlarında, girişilen milli davanın sesinin her yana duyurulmasına yönelik doğru ve yansız haberciliğe duyulan büyük ihtiyaçtan ortaya çıktı.
Anadolu Ajansı kurulmadan önce; Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik çıkmış, 30 Ekim 1918’de ağır koşullar içeren Mondros Mütarekesi’ni imzalamış Osmanlı İmparatorluğu merkezinde, Türkiye-Havas Reuter ajansı çalışmalarını sürdürmekteydi. Mondros Mütarekesi’nin ardından İstanbul’u fiilen işgal eden Müttefikler ile Damat Ferit Paşa Hükümeti arasında varılan uzlaşma gereğince yabancılara haber imtiyazı verilerek kurulan Türkiye-Havas Reuter ajansının yayınladığı haberler, Türkiye’nin çıkarlarına değildi. Mustafa Kemal Paşa da bu ajansın uydurma, karışıklık çıkarmaya ve zihinleri bulandırmaya yönelik haberlerinden rahatsızlık duymaktaydı.
İzmir’in 15 Mayıs 1919’da Yunanlılar tarafından işgalinden dört gün sonra 19 Mayıs’ta Samsun’a çıkarak Milli Mücadelenin meşalesini tutuşturan Mustafa Kemal Paşa,
Anadolu’da giriştiği kurtuluş hareketinin sesini duyurmak amacıyla çeşitli girişimlerde bulundu. AA’nın kuruluşundan önce, 4-11 Eylül 1919 tarihlerinde toplanan Sivas Kongresi’nde alınan kararların duyurulması amacıyla adını kendi koyduğu İradei Milliye gazetesinin 14 Eylül 1919’da yayınlanmasını sağlayan Mustafa Kemal, 27 Aralık 1919’da Ankara’ya gelişinden hemen sonra, ilk işlerden biri olarak gazete konusuna el attı ve 10 Ocak 1920’de yayın hayatına başlamasına öncülük ettiği Hakimiyeti Milliye gazetesinin de adını koydu.

AA KURULUYOR
İstanbul'un 16 Mart 1920'de resmen işgali ve Meclisi Mebusanın kapanması üzerine Mustafa Kemal Paşa, Ankara’da toplanacak Meclis için seçim yapılmasını bir yazı ile 19 Martta illere, komutanlıklara bildirdi. Artık İstanbul’da kalınamayacağını gören bazı aydınlar da bir süredir Milli Mücadeleye katılmanın yollarını aramaktaydı. Bu gelişme, Anadolu Ajansı’nın kuruluşunu da sağlayacaktı.
Ankara’ya doğru yola çıkan iki ayrı kafilede yer alan Yeni Gün gazetesinin sahibi Yunus Nadi (Abalıoğlu) ile gazeteci yazar Halide Edip (Adıvar), 31 Mart'ta Geyve'de buluştular. Trenle yollarına devam eden “millici” iki aydın, Geyve-Akhisar (şimdiki adıyla Pamukova) istasyonundaki mola sırasında Ankara’ya gider gitmez ilk iş olarak “bir ajans teşkilatı” kurulmasının gerekliliğini görüştüler. Yunus Nadi ve Halide Edip, ajansın adını konuşurlarken; “Türk,” “Ankara,” “Anadolu” seçenekleri arasından “Anadolu Ajansı”nda karar kıldılar.



::.. ANADOLU AJANSI İSMİNE NASIL KARAR VERİLDİ? ..::

Yunus Nadi anılarında, Halide Edip ile istasyondaki mola sırasında aralarında geçen konuşmayı şöyle anlatıyor1:
“Mart 31, sene 920. Geyve'ye muvasalatımızın dördüncü günü ve üçüncü sabahıdır. Bugün Ankara'ya doğru yolumuza devam edeceğiz, çünkü beklediğimiz Halide Edib hanım kafilesi dün akşam üstü Geyve’ye geldiler.
“Halide Edib hanım ile ancak Akhisar istasyonundaki bir mola sırasında ayak üstü biraz görüşebildim.”
Bu konuşma sırasında Halide Edip, Anadolu’nun haklı davasını bütün dünyaya anlatabilmek amacıyla “bir ajans teşkilatı” kurma önerisinde bulunur:
“... gider gitmez bir ajans teşkilatı kuralım, o vasıta ile dahile ve harice söyleriz.
- Birinci şart hanımefendi. Sonra tabii bunun teferruatı gelir; mesela ilk merhalede neşriyat, ki başlı başına teşkilata ihtiyaç gösterir. Sonra propagandanın envaı...
- Tabii sıra ile hepsi yapılır. Fakat benim fikrimce ilk iş ajans olmalıdır. Hatta isterseniz adını burada koyuverelim: Mesela Türk Ajansı, mesela Ankara Ajansı, mesela Anadolu Ajansı... daha da bulunabilir.
- Bana (Anadolu Ajansı) en iyi bir isim gibi görünüyor.
- Bana da öyle. Değil mi, evvela kendini ve mümkünse bütün vatanı kurtaracak olan Anadoludur. O halde kararımızı vermiş olalım: Anadolu Ajansı...
- Evet Anadolu Ajansı hanımefendi...”

Ateş Altında Haber Yolculuğu

Anadolu Ajansı’nın ateş altındaki haber yolculuğu da Yunus Nadi ile Halide Edip’in, Geyve’nin Akhisar kazası istasyonunda yaptıkları, işte bu konuşmayla başladı.

Kafile Ankara’ya 1 Nisan 1920’de ulaştı. Yunus Nadi’nin ifadesiyle “4 veya 5 Nisan akşamı” Mustafa Kemal Paşanın karargahı ''Ziraat Mektebi''nde (şimdi Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü), yemekten sonra Anadolu Ajansı’nın kurulması gündeme getirildi.

FENERLİLER İÇİN....

Etilerde tribünlerde bu sevda bitmez gönüllerde dar ağacında olsak bile son sözümüz---FENERBAHÇE---

FENERBAHÇE ADIMIZ BiZ BÜYÜK CAMiYAYIZ 65 BiN STADIMIZ. BAşKANIMIZ, BAYRAĞIMIZ. ADIMIZ VE şANIMIZ FENERBAHÇE CANIMIZ. SENi ÇOK SEViYORUZ RENGiNDE AKAR KANIMIZ...

fenerliysen konuş örnek alsınlar fenerli değilsen sus adam sansınlar....

Galatasaraylı olmak ayip degil, yeterki caktirma :p
heheh =))

---şaMpiyOn FeNeRbAhÇe---

kıskananlar çatlasın kıskananlar çatlasın (şampiyon fener)

DüNyaDa şAmPioN VarSa O Da FeNErBahÇE

alev alev ah her yer yanıyor benım kanım sarı lacıvert akıyor ay ay ay ay yer gok ınlıyor kaldır kaldır ellerını fener gelıyor???????????gfb seckın

 

 seni sevmeyende ölmesin yaşasın, en büyük kimmiş anLAsın.......... genç FENERBAHÇELİLER

 

SEN VARYA SEN,AYNI SiGARAM GiBiSiN DUMANI GÖZLERiN KÜLÜ DUDAKLARIN YALNIZ ARANIZDA BiR FARK VAR SiGARAMI BEN BENi iSE SEN YAKIYOSUN şAMPiYON FENERBAHÇE

şampiyon fenerbahçem ülkemi sarmış rengin. NE tükenir ne azalır içimizdeki sevgin............. vokrri

 

KOMİK NİCKLER

KOMİKLERRRR......

düşünüyorumda düşüncelerin en güzeli senin beni düşünüp düşünmediğini düşünürken düşündüğünü düşünmek olsa gerek diye düşündüm...Gülen

o kadar yanlızım ki ruhum bile beni terk ettiAğlayan

durumum çevrim içi beynim meşgul elim telofnda ruhum hemen dönecek kalbim çevrimdışı

(¯`·._.· ∂נ PALE(¯`·._.· ∂נ ραℓє ∂ση ραℓє єу ∂נ çαℓ α∂ιι ραяçαмιzι çσşαℓιм уα

size yapılmasını istemediğiniz bi şeyi paşkasına yapn çok sevkli oluooo

adammın biri ekmek carpsın ekmek carpsın demis yoldan gecerken ekmek arabası carmış

uzun lafın kısası : u.L

NİCK ŞUAN MEŞGUL

 HıZ vE kIz HaStAsI....!!!!}

SUSUN SUSMAYIN SUSMAYINCA SUSMASIN SUSMAZ SUSMAYACAK SUSTUTTURURUM

BU NİCKİ OKUDUĞUNDA HAYATININ 5 SANİYESİNİ BOŞUNA HARCAMIŞ OLACAKSIN

Dün yapılan bir operasyonla Ajda Pekkan’ın alnı sonunda ensesine ulaştı.

Bak Barbie’ciğim,sen daha TOY sun.

Türkiye’de en demokratik olay, trafik kazaları; herkes eziliyor…

Tüh!.. Amortiyi tek rakamla kaçırdım yine…

Oğlum,senin zayıflaman için daha 40 fırın ekmek yemen lazım..

Suçlu ayağa kalk!..Çocuklu bayana yer ver!..

Daha son kullanma tarihine çok var, Yavaş iç şu meyve suyunu…

Ödümü patlattın.. 80 yıla kadar ölürsem sebebi sensin.

Açım diye ağlama, Hipermarketleri yağmala.

Fark edilmek istiyorsan, sarIMsak ye

Deli sormuş deliye aşk nedir diye deli gülmüş deliye ben niye delirdim diye

Ölsem de gam yemem, gaz yapıyor

Ey Türk Kadını !! Birinci Vazifen Bulaşık, Çamaşır Yıkamak ve Kocana Sahip Çıkmaktır.

Allah ikinci zenciyi yaratırken ne demiş? “tüh bunu da yaktık!!” )

Adim gibi bildiğim birsek daha var oda, SOYADIM

Bu erikSON, başka erik yok.

Erkek erkeğe yenen yemeğe ne denir ? menemen

Askımız 2 gözlüklünün öpüşme çabasıydı , yalnız gözlükleri çıkarmayı akil edemedik

Karim öyle hamarat ki, çok iyi kafa ütüler.

Kim demiş kırmızı ışıkta geçilmez diye? rahmetli geçerdi

Rüyaları gerçekleştirmenin en kısa yolu, uyanmaktır. (S.M. Poker)

Elektriği Edison buldu Faturayı biz ödüyoruz..

Ayda 200 milyon kazanmak ister misiniz?… O zaman aya gidin.

İnsanlar ikiye ayrılır. Bacak arasından cart diye


O Martılar Kafana Sıçsın… ( Söz Meclisten Dışarı ).


Yazılıdan sıfır aldım ama önemli olan katılmaktı

.
Hakkimi istiyorum, Hakkinin karisi


Pişmemiş HAMBURGERE, HAM-BURGER denir.


Ekonomi kilitlendi. RESET’leyelim lütfen.


Gençliğim ACI VERİYORDU, ameliyatla ALDIRDIM


İlahi AZRAİL sen adamı öldürürsün.


Üzülme son gülen sen olacaksın. Çünkü hep geç anlıyorsun.


Senin söylediklerine kim inanır. Tabi ki Kadir İNANIR.


1961de içilen kahvenin hatırı dolmuştur. Önemle duyrulur!..


Ey yükselen yeni nesil! İn ulan aşağı!


Beni ben olduğum için sevenin bin yıl kölesi olayım…!


Üzüm üzüme baka baka kararabilir,ama körle yatanın şaşı kalktığı görülmemiştir.


İnsan icat oldu. Ekoloji bozuldu.


Where is the hareket, there is the bereket.


Okusaydım adam olacaktım, şimdi milyarderim!


Bazı parazitler bağırsakta yaşar, bağırmasak da…


Dış görünüşe önem vermem, röntgen filmi çektirip gelin.


İnsanların seni ezmesine izin verme;


Ehliyet al, sen onları ez…


Erkekler park yeri gibidir. İyilerin Hepsi kapılmıştır.


Yüzmek zayıflatıyorsa balinalar neyi yanlış yapıyorlar?


Beni bir sen anladın, sen de yanlış anladın.


En akıllı insan en güzel akıllı taklidi yapan delidir.


Ölüm korkusu sürekli değil, mezarda biten geçici bir duygudur.


Paraya para demezdi,çünkü “r” leri söyleyemezdi.


Çiçekleri kopartmayın, onları kökünden sökün!

 
Bir şey biliyorsan konuş alim sansınlar


Bir şey bilmiyorsan sus adam sansınlar


Kalbimi kırdın o bana dedemden hatıraydı!

Hırsızlık yapmayın, Hükümet rekabetten hoşlanmaz…


Silginiz kaleminizden önce bitiyorsa; yanlışınız çok demektir.


Bütün hayatı emir alıp vermekle geçti. Allah’ın emriyle öldü…


Tam öğrenmeye başlamıştım ki, okullar kapandı…


Bilmediğin boku git mektebinde oku


Ağlama sevgilim ıslanıyorum.


İşi olmayan giremez çünkü içerde yeterince issiz var.


Sen seni bil sen seni sen seni bilmezsen patlatırlar enseni.


Helalara sigara izmariti atmayın.Biz sizin kül tablalarınıza işiyor muyuz?

 
Gecekonducular dikkat!!! Mars’ta hayat varmış .


Ya askıma karşılık ver. yada pesinde eskittiğim ayakkabıların parasını.


Unut dediler , unuttum. Ama seni değil, unut diyenleri .


Altın gibi çocuktu, bozdura bozdura harcadılar…


Kaynanamı kaybettim görenlerin görmezlikten gelmeleri rica olur hahaha!

 

 

 

 

 

SÜSLEMELİ MSN YAZILARI

 

 İLETİ ALDIĞINIZ YERE BULRANDAN BİRİNİ KOPYALA-YAPIŞTIR YAPINIZ

 

(G)(G)(G)(i)(i)(i)(i)(G)(G)(G)


(G)(G)(i)(i)(i)(i)(i)(i)(G)(G)


(G)(i)(i)(i)(i)(i)(i)(i)(i)(G)


(G)(i)(i)(i)(i)(i)(i)(i)(i)(G)


(G)(i)(i)(i)(i)(i)(i)(i)(i)(G)


(G)(G)(i)(i)(i)(i)(i)(i)(G)(G)


(G)(G)(G)(i)(i)(i)(i)(G)(G)(G)


(G)(G)(G)(G)(i)(i)(G)(G)(G)(G)


(G)(G)(G)(G)(i)(i)(G)(G)(G)(G)


(G)(G)(G)(G)(P)(P)(G)(G)(G)(G)


(G)(G)(G)(G)(P)(P)(G)(G)(G)(G)


(G)(G)(G)(G)(P)(P)(G)(G)(G)(G)

:d:d:d:d:d:d:d:d:d:d:d
:d:d(l)(l):d:d:d(l)(l):d:d
:d(l)(l)(l)(l):d(l)(l)(l)(l):d
:d(l)(l)(l)(l)(l)(l)(l)(l)(l):d
:d:d(l)(l)(l)(l)(l)(l)(l):d:d
:d:d:d(l)(l)(l)(l)(l):d:d:d
:d:d:d:d(l)(l)(l):d:d:d:d
:d:d:d:d:d(l):d:d:d:d:d
:d:d:d:d:d:d:d:d:d:d:d


(x)(x)(x)(x)(x)(x)(x)(x)(x)(x)(x)
(x)(x)(l)(l)(x)(x)(x)(l)(l)(x)(x)
(x)(l)(l)(l)(l)(x)(l)(l)(l)(l)(x)
(x)(l)(l)(l)(l)(l)(l)(l)(l)(l)(x)
(x)(x)(l)(l)(l)(l)(l)(l)(l)(x)(x)
(x)(x)(x)(l)(l)(l)(l)(l)(x)(x)(x)
(x)(x)(x)(x)(l)(l)(l)(x)(x)(x)(x)
(x)(x)(x)(x)(x)(l)(x)(x)(x)(x)(x)
(x)(x)(x)(x)(x)(x)(x)(x)(x)(x)(x)

(R)(R)(R)(R)(R)(R)(R)(R)(R)(R)(R)(R)(R)(R)(R)(R)
(*)(k)(k)(k)(*)(*)(L)(*)(L)(*)(*)(k)(*)(*)(k)(*)
(*)(*)(k)(*)(*)(L)(L)(L)(L)(L)(*)(k)(*)(*)(k)(*)
(*)(*)(k)(*)(*)(L)(L)(L)(L)(L)(*)(k)(*)(*)(k)(*)
(*)(*)(k)(*)(*)(*)(L)(L)(L)(*)(*)(k)(*)(*)(k)(*)
(*)(k)(k)(k)(*)(*)(*)(L)(*)(*)(*)(*)(k)(k)(*)(*)
(R)(R)(R)(R)(R)(R)(R)(R)(R)(R)(R)(R)(R)(R)(R)(R)


(h)(h)(h)(h)(h)(h)(h)(h)(h)(h)(h)(h)(h)(h)(h)(h)
(l)(l)(l)(h)(h)(l)(h)(l)(h)(h)(h)(l)(h)(h)(l)(h)
(h)(l)(h)(h)(l)(l)(l)(l)(l)(h)(h)(l)(h)(h)(l)(h)
(h)(l)(h)(h)(l)(l)(l)(l)(l)(h)(h)(l)(h)(h)(l)(h)
(h)(l)(h)(h)(h)(l)(l)(l)(h)(h)(h)(l)(h)(h)(l)(h)
(l)(l)(l)(h)(h)(h)(l)(h)(h)(h)(h)(l)(l)(l)(l)(h)
(h)(h)(h)(h)(h)(h)(h)(h)(h)(h)(h)(h)(h)(h)(h)(h)

ŞEKİLLİ NİCKLER

| ¤ۣۜ..¤ | ((NİCKİNİZ)) | ¤ۣۜ..¤

# ((¯`»¦«´¯)) nickiniz ((¯`»¦«´¯))

  I'm 98% beautiful and 2% crazy......

' »¦« bÿ©râzÿbïkè©âgâ‪âÿ »¦

  ©®UzMaN®©

ஐ๑((-_-))๑ஐ๑Şeytanın avukatı๑ஐ๑((-_-))ஐ๑

•-->¢ạи¡м¡ ץoℓĐạ ьųℓĐųм

(¯`·._.·[ (Nickiniz) ]·._.·´¯)


¨°o.O (Nickiniz) O.o°

×÷·.·´¯`·)» (Nickiniz) «(·´¯`·.·÷×


· ··^v´¯`×) (Nickiniz) (×´¯`v^··

·
,.-~*’¨¯¨’*·~-.¸-(_ (Nickiniz) _)-,.-~*’¨¯¨’*·~-.¸


- - –^[ (Nickiniz) ]^– - -


•·.·´¯`·.·• (Nickiniz) •·.·´¯`·.·•
`·.¸¸.·´´¯`··._.· (Nickiniz) `·.¸¸.·´´¯`··._.·


(¯`·._) (Nickiniz) (¯`·._)


¯¨’*·~-.¸¸,.-~*’ (Nickiniz) ¯¨’*·~-.¸¸,.-~*’


Oº°‘¨ (Nickiniz) ¨‘°ºO


׺°”˜`”°º× (Nickiniz) ׺°”˜`”°º×


.·´¯`·-> (Nickiniz) <-·´¯`·.


<º))))><.·´¯`·. (Nickiniz) ¸.·´¯`·.¸><((((º>


- -¤–^] (Nickiniz) [^–¤- -

~²ºº²~ (Nickiniz) ~²ºº³~


._|.<(+_+)>.|_. (Nickiniz) ._|.<(+_+)>.|_.


..|..<(+_ (Nickiniz) _+>..|..


-·=»‡«=·- (Nickiniz) -·=»‡«=·-


•°o.O (Nickiniz) O.o°•


––––•(-• (Nickiniz) •-)•––––


(¯`•¸·´¯) (Nickiniz) (¯`·¸•´¯)


··¤(`×[¤ (Nickiniz) ¤]×´)¤··


—(•·÷[ (Nickiniz) ]÷·•)—


·ï¡÷¡ï· (Nickiniz) ·ï¡÷¡ï·


·!¦[· (Nickiniz) ·]¦!·


°º¤ø,¸¸,ø¤º°`°º¤ø,¸ (Nickiniz) °º¤ø,¸¸,ø¤º°`°º¤ø,¸


;)°¨¨°º”°¨¨°(*)(_.·´¯`·«¤° (Nickiniz) °¤»·´¯`·._)(*)°¨¨°º”°¨¨°;)


»-(¯`v´¯)-» (Nickiniz) »-(¯`v´¯)-»


°l||l° (Nickiniz) °l||l°


•°¤*(¯`°(F)( (Nickiniz) )(F)°´¯)*¤°•


—¤÷(`[¤* (Nickiniz) *¤]´)÷¤—


¸.´)(`·[ (Nickiniz) ]·´)(` .¸


·÷±‡± (Nickiniz) ±‡±÷


+*¨^¨*+ (Nickiniz) +*¨^¨*

 

Gitti OKS Geldi SBS

Milli Eğitim B akanı Hüseyin Çelik, düzenlediği basın toplantısında, OKS yerine tam olarak 2008-2009 eğitim-öğretim yılında uygulamaya konulacak olan “Ortaöğretim Geçiş Modeli” hakkında bilgi verdi.

Yeni müfredatın eğitim sürecini bütünüyle esas alan bir ölçme ve değerlendirme sistemi getirdiği için OKS’nin bu şekliyle devamının mümkün olmadığına işaret eden Çelik, bu yıl OKS’ninyapılacağını, ancak sınavda önceki uygulamalardan farklı olarak ilköğretim başarı puanının dikkate alınacağını bildirdi. Çelik, ayrıca bu yıl öğrencilerin OKS’nin ardından bir kereye mahsus 20 okul tercihinde bulunabileceklerini, öğrenci ve velilerin okulların ilgili servislerine başvuracaklarını söyledi.

2008’DE YENİ SİSTEM

Çelik’in verdiği bilgiye göre, 2007-2008 eğitim ve öğretim yılında da OKS uygulanacak. OKS puanlarına ilköğretim diploma notu yüzde 20 oranında etki edecek. 2007-2008 eğitim öğretim yılının sonunda 6. ve 7. sınıflar yeni modelde öngörülen “Seviye Belirleme Sınavı”na (SBS) tabi tutulacaklar. 2008-2009 eğitim-öğretim yılı sonunda ise 6., 7. ve 8. sınıflarda SBS uygulanacak ve öğrencilerin ortaöğretim kurumlarına yerleştirilmeleri tamamen yeni modele göre gerçekleştirilecek. Çelik, orta öğretime girişte dershane ve sadece test çözme merkezli yöntemin değiştirileceğini belirterek, “Biz OKS’yi kaldıracağız derken hiç bir ölçme ve değerlendirme yöntemi kullanmayacağımızı söylemedik” dedi.

OKS STRES YAPIYORDU

Öğrencilerin OKS’ye yalnızca bir kez girme hakkının olduğunu ifade eden Çelik, şunları kaydetti: “OKS, öğrencilerin sadece ortaöğretime girişini tayin eden bir sınav olmaktan çıkmış, yükseköğretime geçişte de adeta bir ilk basamak olma niteliği taşımaktadır. Bu nedenle öğrencilerin üstünde çok büyük bir stres yaratmaktadır.” OKS’de hiperaktif öğrencilere ek süre uygulamasına yönelik bazı haberlere işaret eden Çelik, OKS’de ve getirilecek olan yeni sistemde hiperaktif öğrencilere farklı bir uygulama olmayacağını söyledi.

Yeni sistem nasıl işleyecek

6.,7. ve 8. sınıflarda ‘Seviye Belirleme Sınavları’ (SBS) yapılacak. Bu sınavlar yüzde 70 oranında etkileyecek ve 3 yılın ortalaması alınacak.

Daha sonra Yılsonu Başarı Puanı (YBS) devreye girecek. Bu da yüzde 25 etkileyecek.

Ayrıca yüzde 5 oranında etki edecek Yöneltme ve Davranış Puanı (YDP) verilecek.

YDP, ders veren öğretmenlerin notlarının ortalamaları alınarak belirlenecek.

Bu puan belirlenirken, öğrencinin okuldaki sosyal, kültürel faaliyetlere katkısı, arkadaşları ile uyumu dikkate alınacak.

İstismarı ifşa ederiz

Çelik, yıl sonu başarı puanının “istismar” edilmesini önlemeye yönelik genelgeyi 81 ilin valisine gönderdiklerini kaydetti. Çelik, bunu tespit ettiklerinde yapan okulları ifşa edeceklerini, öğretmen ve yöneticilerle ilgili yasal işlem başlatacaklarını bildirdi.

Adım adım yerleştirme

Çelik’in verdiği bilgiye göre, yeni sistemde okullara yerleştirme ise şöyle gerçekleştirilecek:

Her eğitim ve öğretim yılının sonunda her bir sınıf için elde edilen Genel Ortaöğretim Yerleştirme Puanlarının (G-OYP) toplanmasıyla bulunan G-OYP ilan edildikten sonra öğrenciler, kontenjanlara göre tercih yapacak.

Milli Eğitim Bakanlığı’nca her yıl okulların kontenjanları tespit edilecek.

Bütün ortaöğretim kurumlarına, G-OYP sonuçlarına göre yerleştirme yapılacak. Ancak Fen, Anadolu Liseleri, Sosyal Bilimler ve Öğretmen Liseleri; öğrencilerin SBS ve YBP toplamının, genel ve özel alan bağlamında Bakanlıkça belirlenen baraj düzeyini geçmiş olmaları şartıyla tercih edilebilecek.

Öğrenciler, almış oldukları

G-OYP ve yapmış oldukları tercihlere göre Milli Eğitim Bakanlığı tarafından merkezi sistemle yerleştirilecek.

Özel yetenek gerektiren liselere (Spor ve Güzel Sanatlar Liseleri) öğrenci alımı mevcut sistemdeki şekliyle devam edecek.

Yeni sistemde yöneltme puanı kullanılmaktadır, özellikle mesleki teknik eğitime öğrenci yerleştirmede yöneltme puanı mesleki yöneltme puanı olarak, genel liselere yerleştirmede genel yöneltme puanı kullanılacak.

İNTERNET YOLUYLA GÖRÜŞLER ALINACAK

Yenİ sistemle ilgili ayrıntıların bakanlığın internet sitesinde 10 Nisana kadar yer alacağını, bütün görüş ve önerilerin elektronik posta, faks ya da posta aracılığı ile iletilebileceğini kaydeden Çelik, mantıklı, ayakları yere basan öneriler gelmesi durumunda bunu değerlendirerek nihai kararı vereceklerini kaydetti. Çelik, önerilerin “oksgorus @meb.gov.tr.” e-posta adresine gönderilebileceğini bildirdi. Çelik ayrıca, SBS’de sorulacak sorular için de Türkiye’deki bütün öğretmenlerin potansiyelinden yararlanmak istediklerini ve soru bankaları oluşturulacağını kaydetti.

Eğilime göre puan verilecek

YerleŞtİrmede ne tür puanlara dikkat edileceği sorusuna Çelik, “Fen Lisesi’ne girmek isteyen öğrencinin özellikle yıl sonu başarı puanına baktığımız zaman bu öğrencinin fen ve matematik derslerinde daha başarılı olması beklenir, bunu arayacağız. Sosyal bilimler lisesine girecek olan öğrencinin daha çok Sosyal ve Türkçe dersleri esas alınacak. Böylelikle öğrencilerimizi hakim zeka türlerine göre yönlendirmiş olacağız” dedi.

Seviye Belirleme Sınavı

Seviye Belirleme Sınavı
Yerleştirmede yüzde 70 oranında etki edecek SBS’lerin 6’ncı sınıfta yapılacak olanından alınan puanın yüzde 25, 7’nci sınıftaki sınav puanının yüzde 35, 8’nci sınıftaki sınav puanının ise yüzde 40’ı hesaplamaya katılacak. Sınavda İngilizce’den 10 yakın sorunun çıkabileceği kaydedildi.

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik tarafından 9 Mart 2007 tarihinde basın toplantısıyla açıklanan ve 2008-2009 eğitim öğretim yılından itibaren OKS yerine yerleştirmelerde esas alınacak yeni sistemin ayrıntıları belirlenmeye başlandı.


Sınavların etki oranları kademelendirildi
Buna göre, yeni sistemde yüzde 70 oranıyla yerleştirmede en fazla etki edecek seviye belirleme sınavlarının (SBS) 6’ncı sınıfta yapılacak ilkinin yüzde 25’i alınacak. 7’nci sınıfta girilecek sınavın etkisi yüzde 35 olarak belirlenirken, 8’nci sınıftaki son sınav puanının da yüzde 40’ı değerlendirmeye katılacak. Öğrencilerin yerleştirme sırasındaki seviye belirleme puanı, üç ayrı sınavdan belirlenen yüzdelerde alınmış orunların toplamının yüzde 70’i alınarak oluşturulacak.

Yılsonu başarısıyla davranış notları eklenecek
Yeni sistemde, öğrencinin seviye belirleme puanına 6, 7 ve 8’nci sınıflardaki ilköğretim notlarından oluşan yılsonu başarı puanının yüzde 25’i, aynı sınıflardaki ilköğretim yöneltme ve davranış puanının da yüzde 5’i eklenecek. öğrenci, SBS puanı, yılsonu başarı puanı ve davranış puanının toplanmasından oluşacak yeni puanıyla Anadolu, fen ve bazı meslek liselerine yerleştirme işlemine dahil edilecek.
Bakanlık bürokratları, seviye belirleme sınavlarının etki oranlarını bir üst sınıfa geçtikçe arttırmalarındaki temel nedenin öğrencilerin sisteme uyumlarında ""yumuşak geçişle"" sağlamak olduğunu söyledi. Bürokratlar, ""Öğrenciler ilk sınav heyecanını 6’ncı sınıfta yaşayacak. Bir şok etkisi olmasın ve başarısız bir puan almaları durumunda sonraki yıllarda sınav ortalamalarını düzeltebileceği düşüncesini oluşturmak için kademelendirmenin uygun olacağına kararlaştırdık"" dedi.


İngilizce’den 10'a yakın soru çıkacak
Öte yandan bürokratlar, seviye belirleme sınavlarında müzik, resim ve beden gibi derslerden soru yöneltilmeyeceğine dikkat çekerken, bu derslerin değerlendirmesinin zaten ilköğretim yıl sonu başarı puanının içinde yer alacağını ifade etti. Bürokratlar, sınavda İngilizce’den de 5 ila 10 arasında soru yöneltilmesinin gündemlerinde olduğunu belirtirken, öğrencilerin yabancı dil düzeylerini ölçmekten çok bu derse ilgilerini artırmanın hedeflendiği kaydedildi.

SBS ile ilgili sıkıntılarınız sorularınızın cevabı

YENİ SBS

 

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Ortaöğretim Kurumları Sınavlarının kaldırılarak Ortaöğretime Geçiş Modeli olan ve gelecek yıldan itibaren uygulanmaya konulacak olan Seviye Belirleme Sınavı (SBS) ile öğrencilere bir değil üç şans verdiklerini söyledi.

Çelik, "Bugünkü OKS ile öğrenci bir kez treni kaçırdığı zaman geriden gelen bir tren olmadığı için varmak istediği yere varma şansına sahip değildir" dedi. Bakan Çelik, Başöğretmen Salonu'nda Ortaöğretim Kurumları Sınavı'nın (OKS) kaldırılması ile ilgili olarak bir basın toplantısı düzenledi. Çelik, burada yaptığı konuşmada, uygulanmakta olan OKS'nin yeni uygulanmakta olan müfredatın paradigmalarına uymadığını söyledi. OKS'nin kaldırılması konusunda geniş katılımcı kitlelerin fikirlerini aldıkları dile

getiren Çelik, bir aylık süre içerisinde bu konu hakkında düşüncesi, eleştirisi ve önerisi olan herkesin görüşlerini aldıklarını ve değerlendirdiklerini ifade etti. Yeni 'Ortaöğretime Geçiş Modeli'ne elektronik posta ile 2 bin 322 bireysel başvuru olduğunu bildiren Çelik, çeşitli üniversitelerden akademisyenlerin, eğitimle ilgili sivil toplum örgütlerinin de bakanlığa raporlar sunduğunu söyledi. 2 bin 322 elektronik posta gönderenler içerisinde 556 kişinin ortaöğretime geçiş modelini çok olumlu bulduğunu,

82'sinin buna karşı olduğunu, diğerlerinin ise özünde olumlu bulduklarını bazı maddelerinin değiştirilmesi gerektiğini ifade ettiklerini aktardı. Yıl sonu başarı notunun yüzde 25 oranı yerine yüzde 15 oranının da katılması gerektiği yönünde teklifler olduğunu anlatan Bakan Çelik, sistemi olumlu bulan bazılarının ise yabancı dilden soru sorulmamasını istediklerini söyledi. Bir sendika tarafından bin 18 öğretmene yönelik kapsamlı bir anket yapıldığını belirten Çelik, ankete katılan yüzde 93 öğretmenin mevcut

Ortaöğretim Kurumları Sınavı'nın 'kesinlikle olumsuz' bulduklarını, eğitimde kaliteyi düşürdüğünü, öğrencilerin ruh sağlığını bozduğunu, yüzde 91'inin yeni bir sistem olması yönünde görüş bildirdiğini, yüzde 90 öğretmenin de OKS yerine getirilecek olan sistemin kaliteyi artıracağı yönünde görüş bildirdiğini söyledi. Bakan Çelik, anket sonuçlarına göre, öğretmenlerin yeni modelden memnun olduklarını belirtti. Yeni Ortaöğretime Geçiş Modelinin içeriği hakkında bilgi veren Bakan Çelik, şunları söyledi: "2007

yılında OKS aynen yapılacak. Burada sadece bir değişiklik var. Yıl sonu başarı ortalaması bu işin içerisine girecek. Taban yüzde 15, ortalaması yüzde 7 olarak etkileyecek. 2007 yılında tek değişiklik budur. 5. ve 6. sınıfta olanlar 2008 yılında Seviye Belirleme Sınavlarına girecek. Seviye Belirleme Sınavları 6, 7, ve 8. sınıfta yapılacak. 2008 yılında Ortaöğretim Kurumları Sınavı bugünkü şekliyle son kez bu yıl 7. sınıfta olan öğrenciler için yapılmış olacak. 7. sınıftaki yavrularımız 2008 yılında 8.

sınıfta olacaklar ve OKS son olarak onlar için yapılmış olacak ve OKS son olarak onlar için yapılmış olacak böylelikle OKS tarihe karışmış olacak. Bugünkü şekliyle, bugünkü soru sitiliyle bugünkü değerlendirme biçimi ile OKS tarihe karışacak. 2009 yılında OKS yapılmayacak. Bu yılki 6, 7 ve 8. sınıfta yapılacak sınavların başarı ortalaması ile ortaöğretime yerleştirilmiş olacaklar".

Seviye Belirleme Sınavları'nda öğrencilerin aldıkları notların yıllara göre farklı oranlarda etki edeceğini bildiren Bakan Çelik, 6. sınıfta yüzde 25, 7. sınıfta yüzde 35, 8. sınıfta yüzde 40 oranında Seviye Belirleme sınavlarının öğrencilerin puanlarını etkileyeceğini açıkladı. Yüzde 5'lik davranış notuyla ilgili 'subjektif' davranışlar olabileceğini ve öğretmenlerin farklı değerlendirebileceği yönünde eleştiriler olduğunu dile getiren Çelik, yapılan değerlendirmeler sonucunda böyle bir endişenin yersiz

olduğu düşüncesine vardıklarını söyledi. Objektif kriterleri öğrencilerin yüzde 5'lik davranış notlarında kriter olarak değerlendireceklerini belirten Çelik, öğrencinin devamı, devamsızlığı, disiplin konusu olan bir davranışının olup olmaması, sosyal ve kültürel etkinliklere öğrencinin katılımı, öğrencinin ders dışı davranışları ile objektif kriterlerin belirleneceğini ve bunlara göre yüzde 5'lik davranış notunun ortaya konacağını söyledi. Yıl sonu başarını notunun yüzde 25 olmasından dolayı da kendilerine

birtakım eleştiriler geldiğini ifade eden Çelik, bunun fazla olduğunu ve bazı öğretmenlerin ve okulların notları şişireceği yönünde eleştiriler olduğunu ancak bunlara yönelik de tedbirler aldıklarını vurguladı. Bu konuda bir genelge yayınladıklarını anımsatan Çelik, genelgeye göre, bir okulun seviye belirleme sınavındaki başarısı ile öğrencilerin notları arasında tezat olduğu durumların bilgisayar ortamında tespit edileceğini kaydederek, "Öğretmenlerimize güvenmek zorundayız. Yıl sonu başarı notunun

öğrenciyi okula bağlayacağı, okulun etkinliğini artıracağı kanaatindeyiz. Bu konuda gelen eleştirilerde haklılık payı olabilir, endişeleri ortadan kaldırabilecek tedbirler aldığımız zaman bu endişelerin yersiz olacağını ifade etmek isterim. Yeni modelle okulların ve o okulların bulunduğu ilçelerin de ilköğretim kalitesini ölçmüş olacağız. Bugün kü OKS ile bunu ölçmeniz mümkün değildir. Ortaöğretim Kurumları Sınavında belli derslerden soru sorulduğu için daha çok dershane faktörü öne çıktığı için okulların

başarısını ölçtüğü kanaatinde değilim. Seviye Belirleme Sınavları ile okulların performanslarhçiş Modelinin içeriği hakını ölçmüş olacağız. Seviye Belirleme Sınavlarının üç yıla yayılmış olması ile de öğrenci kaçırdığı bir fırsat varsa bunu başka ikinci ve üçüncü yıl telafi etme şansı yakalayacaktır. Öğrencinin kendisini toparlayabilmesi için ona bir yerine üç şans veriyoruz. Bugünkü OKS ile öğrenci bir kez treni kaçırdığı zaman geriden gelen bir tren olmadığı için varmak istediği yere varma şansına sahip

değildir. Biz modeli değiştiriyoruz" diye konuştu.

Seviye Belirleme Sınavları'nda yabancı dilden soru gelmesi ile ilgili olarak kendilerine birtakım eleştiriler geldiğini anlatan Bakan Çelik, öğrencilerin yeteri kadar yabancı dil öğrenemediği ve geri kalmış yörelerde yabancı dil dersini yeteri kadar alamadıkları için dezavantajlı duruma gelmeleri konusunda eleştiriler olduğunu belirterek, "Yabancı dili Türkiye'de öğretmek istiyorsak, kesinlikle yabancı dilden de soru sorulacaktır. Yeni getirdiğimiz sistemde derslerin değerlendirmede ki ağırlığı birinci

sırada Türkçe, ikinci sırada Matematik, üçüncü sırada Fen ve Sosyal olacak. Dördüncü sırada yabancı dil olacak daha sonra da diğer dersler olacak. Müzik, resim ve beden eğitimi dışında geriye kalan derslerin dışında soru sorulacak. Öğrencinin aldığı uygulamalı derslerin dışındaki derslerden soru sorulacak" şeklinde konuştu. Yeni getirilen sistemin amaçlarından birisinin yabancı dil eğitiminin daha iyi yapılması olduğunun altını çizen Bakan Çelik, bu açıdan yöneltilen eleştirilerin ciddi bir haklılık

zemini olmadığını ifade etti. Yeni sistemdeki soruların ise müfredata bağlı olarak yapılacağı belirten Çelik, yeni müfredatın dayandığı temel paradigmaların soru sisteminde de hakim olacağını dile getirdi. 'Sınavla müfredat birebir örtüşmüş olacak' diyen Çelik, yeni sistemin öğrencileri dershaneye yönlendirmesi konusunda ise, "Biz o görüşte değiliz. Öğrenciler dershaneye gitse bile, artık dershane eksikliklerini tamamlayan ona takviyede bulunan bir mekanizma olacak. Okulun alternatifi olmayacak. Daha önce

öğrenciye sorulan soru stili ile dershanede aldığı sistem ile örtüşmüyordu. Yeni modelde ise bu örtüşme sağlanacak. 6, 7, 8. sınıflarda seviye belirleme sınavları yapılacağı için her önüne gelen özel dershaneler, özel dershanelerin oluşturmuş olduğu birlikler her yıl öğrenciler yönelik seviye belirleme sınavları böylelikle yapamayacak. Dershanelerin belirleyeceği seviye belirleme sınavlarının yapılmasına ihtiyaç olmayacak" dedi.

=EN SEVDİĞİNİZ NİCKLER=

» Bir kazan varmış. Bu kazan çok iyi dans ediyormuş, muhteşem kıvırıyormuş. Bu kazana ne denir ? ıyi Olan KazansınDili dışarda

» Yerin kulağı var derler.Benimde kulağım var.Peki ben yermiyim?... HAYIR YEMEMGülen

» Birinciler olmasaydi ikincilerde kazanırdı.Gülen


» ılahi azrail sen insanı öldürürsün..Gülen


» Dikkat Dikkat !! 1965 yılında içilen kahvelerin hatırı dolmuştur! Tüm 1965 yılında kahva içenlere duyurulur: Kurtuldunuz !!!...Gülen

»1 dakika içinde telefonunuz bozulacaktır!!!!!ANLAYIŞIŞINIZ İÇİN teşekür ederiz!!!Kararsız

» Ey yükselen yeni nesil! ın ulan aşağı!Utangaç


» Kadınlar basit şeylerden hoşlanır, mesela ERKEKLERDEN!!!!!!Gülen

» Kadın hakkı diya birşey olmaz. Çünkü hakkı erkek ismidir.Þaşırmış

»Bilmemek ayıp değil yeterki çaktırma.Soğukkanlı

»Gerçekler acıdır,baklava tatlıdır.O zaman baklava gerçek değildir.Kararsız

»yaşınız kaç?

-Vallahı her yıl değişiyorDili dışarda

»Kabadayılığı yer yok demişler,kabadayı ayakta kalmışGülen

»Kaynanamı kaybettim görenlerin görmezlikten gelmeledi rice olunurGülen

»Adamın biri 'saat kaç'demiş saat de kaçmış

»Saçımı süpürge yaptım elektirik süpergesi çıktı beni terk attıGülen

* yan cehennem yan, beş kamyon kömürlede ben geliyorum... Gülen

* mangaldaki köftelerin cız etmez şu kalbim kadar... umutsuz aşığıııııınım beeeeen!
Þaşırmış

* dürümüm, çöp şişim ve ayranım;
insan bedenine hapsolmuş bir hayvanım..
Dili dışarda

* az kaşardan tost, çok kaşardan dost olmaz
Ağlayan

* hayatında hiç oturum açmamışSoğukkanlı